Arnavutluk’ta yolsuzluk, eğitim harcamaları ve hayat pahalılığına karşı 13 Ekim’de başlayan protestolar yedinci gününde de sürdü. Tiran’da göstericiler İstinaf Mahkemesi binasına girdi; Sağlık Bakanlığı, 19 Ekim akşamına kadar 310 kişinin yaralandığını açıkladı. Yaklaşık bin akademisyen Başbakan Edi Rama’nın istifasını ve geçici hükümet kurulmasını talep etti. Rama ise istifa çağrılarını reddederek göstericilere yönelik yaptırım açıklamalarında bulundu.
![]()
Tiran’da mahkeme binasına saldırı
Başkentte Eğitim Bakanlığı önünde başlayan öğrenci gösterileri, polisle yaşanan çatışmaların ardından farklı bölgelere yayıldı. Bir grup protestocu İstinaf Mahkemesi’nin kapı ve pencerelerini kırıp binaya girdi. KOHA’nın aktardığına göre göstericiler birkaç dakika içinde binadan çıktı. EFE ise A2 CNN’e dayanarak mahkemede yangın çıktığını bildirdi.
Polis, mahkemeye yönelik saldırıyla bağlantılı beş kişiyi gözaltına aldı ve 15 kişiyi aramaya başladı. Gözaltına alınanlar arasında 16 yaşında bir çocuk da bulunuyor. Akşam saatlerinde Başbakanlık çevresinde yeniden çatışma çıktı. Göstericilerin taş, havai fişek ve Molotof kokteyli atmasına polis göz yaşartıcı gaz ve tazyikli suyla karşılık verdi. Özel harekât birimi RENEA da bölgede görevlendirildi.
Yaralıların 191’i polis, 88’i gösterici
Sağlık Bakanlığı’nın 19 Ekim saat 21.00’de paylaştığı bilançoya göre, protestoların başladığı 13 Ekim’den bu yana 310 kişi yaralandı. Bunların 191’i polis, 88’i gösterici, 31’i ise olayların yaşandığı bölgede bulunan kişilerden oluşuyor. Pazartesi günü yaralananlar arasında bir çocuk ve iki basın mensubu da var. Bakanlık, hastanelerde tedavi görenlerin durumunun takip edildiğini bildirdi.
Kamu binalarında yangınlar çıktı
Göstericiler 14 Ekim’de Meclis Başkanlığı’nın idari binasına girdi. KOHA’ya göre binadan dışarı belgeler atıldı ve bazı bölümler ateşe verildi. Aynı gün Eğitim Bakanlığı ile başka kamu binaları da saldırıların hedefi oldu.
17 Ekim’de Yüksek Mahkeme’nin bulunduğu binanın bir bölümünde yangın çıktı. Buna karşılık, sosyal medyada yayılan mahkemenin tümüyle yok edildiği iddiası doğrulanmadı. Polis müdahalelerinde plastik mermi, gaz ve tazyikli su kullanılması da eleştirilere konu oldu. Reuters’ın haberine göre Polis Genel Müdürü Skender Hita, orantısız güç kullanıldığı iddiaları üzerine yedi polisi görevden uzaklaştırdı.
Yaklaşık bin akademisyenden geçici hükümet talebi
19 Ekim’de yaklaşık bin öğretim üyesi, öğrenci hareketine destek veren ve Rama’nın istifasını isteyen beş maddelik bir bildiriye imza attı. Bildiride Başbakan’a öğrencilerin taleplerini dinleme çağrısı yapıldı; istifası ve ülkenin sakinleşmesiyle kurumsal istikrarı sağlayacak geçici bir hükümet kurulması istendi.
Akademisyenler güvenlik güçlerine öğrencilere yönelik şiddeti durdurma ve hukuka aykırı emirleri uygulamama çağrısı yaptı. Göstericilerden ise işletmeleri, kamu mallarını ve özel mülkiyeti korumaları istendi; bunun hükümete şiddet ve protestoları gayrimeşru gösterme gerekçesi vermemesi gerektiği belirtildi.
İmzacılar arasında muhalefetteki Demokrat Parti’ye yakın akademisyenler, milletvekilleri ve eski siyasetçiler yer aldı. Demokrat Parti lideri Sali Berişa’nın kızı Argita Berişa ile damadı Jamarbër Malltezi de bildiriyi imzaladı.
Protestoların arka planında kıyı turizmi projesi var
Öğrenci hareketinin öncesinde, mayıs ayında Adriyatik kıyısındaki Vjosa-Narta sulak alanında planlanan turizm yatırımlarına karşı çevre protestoları başladı. Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’in desteklediği lüks turizm projesi, çevre örgütleri ile hükümeti karşı karşıya getirdi.
Koruma statüsündeki alanlarda yapılaşmaya imkân verdiği belirtilen düzenlemelere karşı gelişen hareket, bölgede yaşayan flamingolara atıfla “Flamingo Devrimi” adını aldı. Avrupa Parlamentosu haziranda Arnavutluk hükümetinden doğa koruma statüsünü zayıflatan düzenlemeleri geri çekmesini istedi.
Avrupa Parlamentosu Yeşiller grubunun Hollandalı üyesi Tineke Strik, 19 Ekim’de The Guardian’a yaptığı açıklamada, hükümetin Flamingo Devrimi’ni ciddiye alması hâlinde bugünkü protestoların yaşanmayacağını söyledi. Strik, hükümeti Avrupa Birliği’nin çevre standartları Arnavutluk için bağlayıcı olmadan turizm projesini ilerletmeye çalışmakla suçladı. Rama ise çevre kurallarının ihlal edildiği iddiasını reddetti ve turizm yatırımlarının ekonomik kalkınmaya katkı sağlayacağını savundu.
Protestoların öğrencilere yayılmasıyla talepler de genişledi. Eğitim giderleri, üniversitelerin durumu, işsizlik ve yolsuzluk iddiaları gösterilerin öne çıkan başlıkları oldu.
Rama istifa çağrılarını reddetti
2013’ten bu yana iktidarda bulunan ve 2025 seçimlerinde dördüncü kez hükümeti kuran Rama, istifa talebini kabul etmedi. 18 Ekim’de yaptığı açıklamada protestoların hükümetten ziyade Arnavutluk’un Avrupa Birliği’ne katılma hedefini tehdit ettiğini ileri sürdü. Rama, meydan okunanın hükümet ya da seçimleri kazanan parti değil, ülkenin izlediği yol ve misyon olduğunu söyledi; Arnavutların Avrupa Birliği üyeliğini isteyip istemediklerini düşünmeleri gerektiğini belirtti.
Başbakan, 19 Ekim’de polis yöneticileriyle toplantısında şiddet olaylarına katılan öğrencilerin burs ve devlet desteklerinin kesilebileceğini açıkladı. Reşit olmayan göstericilerin neden olduğu zararlardan ailelerinin sorumlu tutulabileceğini de söyledi. Rama, bazı şiddet olaylarının arkasında yabancıların bulunduğunu öne sürdü ancak bu iddiaya ilişkin bağımsız kanıt açıklanmadı.
Avrupa Komisyonu’ndan barışçıl protesto vurgusu
Rama’nın Sosyalist Parti listesinde 2025’te parlamentoya giren 25 yaşındaki Marjana Koceku, partisinden ayrılarak öğrenci gösterilerine katıldı. Reuters’a konuşan Koceku, protestocuların daha iyi yaşam koşulları ve siyasi değişim taleplerini desteklediğini söyledi. Demokrat Parti de geçici hükümet kurulmasını ve erken seçime gidilmesini istiyor.
Avrupa Komisyonu şiddeti kınarken barışçıl protesto hakkının korunmasını ve güvenlik güçlerinin orantılı davranmasını talep etti. Rama’nın ülkeden kaçtığı yönündeki sosyal medya iddiaları asılsız çıktı. Avusturya ziyaretini iptal eden başbakan, 19 Ekim’de Tiran’da polis yöneticileriyle görüştü.