Strathclyde ve Durham üniversitelerinden araştırmacılar, gelecekte ortaya çıkabilecek ayna yaşam türü sentetik organizmaları belirlemeyi amaçlayan bir tarama yöntemi geliştirdi. Royal Society Open Science’ta yayımlanan çalışma, özel floresan boyalar ve ışığın polarizasyon özelliklerinden yararlanıyor.
Ayna yaşam neden kaygı yaratıyor?
Ayna yaşam, canlıların yapı taşlarını oluşturan biyolojik moleküllerin üç boyutlu düzeni ters yönde olan alternatifleriyle meydana getirilecek sentetik organizmaları tanımlıyor. Bu moleküller, normal yaşamda bulunanlarla benzer kimyasal özelliklere sahip olsa da yapısal olarak ayna görüntüsü niteliği taşıyor.
Bağışıklık sistemi, mikroorganizmaları belirli moleküler özelliklerinden tanıyor. Bu nedenle alışılmış biyolojik yapılardan farklı ayna yaşam organizmalarının bağışıklık savunmasının bazı bölümlerinden kaçabileceği düşünülüyor. Araştırmacılar, olası bir durumun insanlar, hayvanlar ve bitkiler için ciddi enfeksiyon riskleri yaratabileceği konusunda uyarıyor.
Bu tür sentetik hücrelerin geliştirilmesinin en az 10 yıl alabileceği tahmin ediliyor. Ancak gelişmiş yapay zekâ sistemlerinin araştırmaları hızlandırarak bu süreyi kısaltabileceği belirtiliyor. Bazı bilim insanları, ayna yaşamın sorumsuz araştırmacılar ya da devlet dışı aktörler tarafından üretilmesini önlemek için uluslararası kısıtlamalar çağrısı yapıyor.
Işığın özellikleriyle tarama
Yeni yöntemde, hücrelerin farklı bölümlerine tutunabilen floresan boyalar kullanılıyor. Boyaların yaydığı ışık, bağlandıkları moleküler yapıların özelliklerini yansıtıyor.
Sistem, sağ elin yalnızca sağ eldivene uyması gibi, boya ile moleküler yapı arasındaki eşleşme ilkesine dayanıyor. Boyaların yaydığı ışığın dairesel polarizasyonu incelenerek hücrenin normal biyolojik moleküller mi yoksa bunların ayna görüntülerini mi içerdiği belirlenebiliyor.
Üç boyutlu sinema gözlüklerinde kullanılan optik prensiplere benzetilen yöntem, mevcut mikroskop ve kamera teknolojileriyle uygulanabilecek şekilde tasarlandı. Araştırmacılara göre yeterli finansman sağlanırsa sistem yaklaşık bir yıl içinde doğrulanabilir.
Yöntem henüz gerçek bir ayna canlı üzerinde denenmedi. Çalışmanın amacı, böyle organizmaların ileride ortaya çıkması halinde kullanılabilecek bir tespit sistemi geliştirmek.
Uzmanlardan biyogüvenlik uyarısı
Ayna yaşamın olası sonuçlarına ilişkin uyarıda bulunan isimler arasında 2018 Nobel Kimya Ödülü sahibi Profesör Gregory Winter da yer alıyor. Winter ve diğer uzmanlar, ayna simetrili moleküllerden oluşan sentetik bakterilerin insan vücudunda alışılmış enfeksiyonlardan farklı davranabileceğine dikkat çekiyor.
Uzmanların dile getirdiği olası senaryolardan biri, bakterilerin kana karışarak damar tıkanıklığına ve felce yol açması. Açık yaralarda çoğalıp iyileşmeyi engelleyebilecekleri de öne sürülüyor. Bağışıklık sisteminin bu organizmaları tanımakta zorlanabileceği düşüncesi, olası enfeksiyonlara karşı aşı geliştirmenin güç olabileceği kaygısını doğuruyor.
Bu senaryolar, henüz üretilmemiş organizmaların olası davranışlarına yönelik bilimsel öngörülere dayanıyor. Strathclyde ve Durham üniversitelerinin geliştirdiği yöntem de mevcut bir salgını saptamaktan ziyade, gelecekte ortaya çıkabilecek biyolojik risklere karşı hazırlık sağlamayı hedefliyor.