24 Ekim 2026
Pedolog
Sola kaydırarak kapat
Ana Sayfa
Kategoriler
Diğer
DUYURULAR
Basel’de BastA! etkinliğinde konuşmacılar ve katılımcılar uzun bir masada oturuyor; masanın önünde BastA! yazılı pembe pankart bulunuyor.
Genel Bilgiler

Basel’de aşırı sağa karşı dayanışma ve ortak mücadele çağrısı

Basel’de BastA! tarafından düzenlenen etkinlikte aşırı sağa karşı ortak mücadele, mahalle dayanışması, iklim adaleti, feminist stratejiler ve sürdürülebilir aktivizm konuşuldu.

İsviçre’nin Basel kentinde BastA! tarafından düzenlenen “Faşizm, Karşı Güç ve Gelecek” etkinliğinde siyasetçiler, aktivistler ve toplumsal hareket temsilcileri, Avrupa’da yükselen aşırı sağa karşı ortak mücadele olanaklarını ele aldı. Katılımcılar, dayanışma ağlarının gündelik yaşamda güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

17 Ekim’de gerçekleştirilen Siyaset Evi etkinliğinde feminist mücadele, iklim adaleti, demokratik konfederalizm, antifaşist sosyal politikalar ve örgüt içi dayanışma başlıklarında beş atölye düzenlendi.

Basel’de BastA! etkinliğinde konuşmacılar ve katılımcılar masanın arkasında oturuyor; önde BastA! pankartı görülüyor.

Solun somut dayanışma yapıları kurması gerektiği vurgulandı

Açılış konuşmasını yapan BastA! Başkanı Oliver Bolliger, artan kiralar, yaşam maliyetleri, ağır çalışma koşulları ve gelecek kaygısının insanların gündelik hayatını doğrudan etkilediğini belirtti. Sol hareketlerin yalnızca eleştiri üretmekle yetinmemesi, bu sorunlarla baş etmeye yardımcı olacak somut dayanışma yapıları kurması gerektiğini söyledi.

“Sol, eleştiriyle sınırlı kalmamalı. İnsanların bu sorunlarla başa çıkmalarına yardımcı olacak somut dayanışma yapıları inşa etmelidir.”

Atölyelerde mücadele ve örgütlenme yöntemleri konuşuldu

Beş atölyede feminist mücadele, iklim adaleti ve ekofaşizme karşı direniş, demokratik konfederalizm, mahalle örgütlenmesi, antifaşist sosyal politika ve örgüt içi dayanışma ele alındı. Katılımcılar farklı mücadele alanlarını bir araya getirme ve dayanışma ağlarını geliştirme yollarını tartıştı.

Itziar Marañón, mikrofon önünde konuşurken elinde notlar tutuyor.

Campax Genel Yöneticisi Itziar Marañón, aşırı sağa karşı mücadelenin mevcut hakları ve kazanımları korumakla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. Şiddetsiz ve adil bir yaşam için olumlu alternatiflerin görünür hale getirilmesi çağrısında bulundu.

“Mücadelemizi mevcut kazanımları savunmakla sınırlamamalı, şiddet içermeyen ve adil bir yaşam için olumlu alternatifleri görünür kılmalıyız.”

Faşizme karşı feminist stratejilerin ele alındığı oturumda, kadın düşmanı erkeklik anlayışlarının gençler üzerindeki etkileri ve sosyal medyada cinsiyetçiliğe karşı mücadele yöntemleri değerlendirildi. Marañón, siyasi dilin toplumun geniş kesimlerince anlaşılabilir olması ve insanların yaşam deneyimleriyle ilişki kurması gerektiğini de söyledi.

İklim adaleti ile aşırı sağ arasındaki ilişki tartışıldı

İklim adaleti atölyesinde iki katılımcı yan yana duruyor.

Kolektif İklim Adaleti temsilcileri Zoë ve Mirjam, iklim krizi ile aşırı sağın yükselişi arasındaki bağlantıya dikkat çekti. İklim adaleti mücadelesinin ırkçılık, ayrımcılık ve otoriter politikalara karşı mücadeleden ayrı ele alınamayacağını belirterek ekofaşizme karşı örgütlü direniş gerektiğini ifade ettiler.

Atölyede büyük teknoloji şirketlerinin çevresel ve toplumsal etkileri de gündeme geldi. Şirketlerin yüksek enerji tüketiminin yanı sıra gözetim ve denetim mekanizmalarıyla otoriter eğilimleri güçlendirdiği belirtildi. Katılımcılar, ekolojik krizin toplumsal eşitsizlikler ve otoriterleşmeyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Mahalle örgütlenmesi ve yerel katılım öne çıktı

Özen Aytaç elinde mikrofonla konuşuyor ve diğer elini açıklama yaparken kaldırıyor.

Ronahî Kadın Konseyi adına konuşan Özen Aytaç, yerel örgütlenmenin, toplumsal katılımın ve mahallelerde kurulan dayanışma ilişkilerinin önemini anlattı. Suriye ve Rojava’daki demokratik konfederalizm deneyimlerinden örnekler vererek, kriz dönemlerinde mahallelerde örgütlenmenin ve ortak karar alma mekanizmaları oluşturmanın değerine işaret etti.

Mahalle çalışmalarının yalnızca benzer siyasi görüşteki kişileri bir araya getirmekten ibaret olmadığını söyleyen Aytaç; anketler, ortak buluşma yerleri ve birlikte yemek pişirmek gibi gündelik faaliyetlerin kalıcı ilişkilerin başlangıcı olabileceğini belirtti. Bu çalışmaların sosyal etkinliklerle sınırlı kalmaması gerektiğini de vurguladı.

Antifaşist mücadelenin merkezinde sosyal dayanışma

Oliver Bolliger, etkinlik sırasında masada otururken görülüyor.

Bolliger’in yürüttüğü “Antifaşist Bir Mücadele Alanı Olarak Sosyal Politika” atölyesinde, dayanışmanın gündelik hayatta nasıl kurulabileceği ve uluslararası ölçekte nasıl güçlendirilebileceği konuşuldu. Aşırı sağın ekonomik eşitsizlik ve güvencesizlik sorunlarına basit, dışlayıcı çözümler sunduğu; sağ partilerin refah vaatlerini dar toplumsal kesimlerle sınırlamaya çalıştığı belirtildi.

Gençlik ve yaz kampları, işgal evleri, mahalle kafeleri ve komşuluk ilişkileri dayanışma örnekleri arasında sayıldı. Bolliger, dayanışmanın geniş kesimlere ulaştırılamaması halinde insanların aşırı sağa yönelme riskinin artabileceğini söyledi.

Parlamentoya sunulan önerilerin önemini koruduğunu ancak sonuç almak için uzun zaman gerekebildiğini belirten Bolliger, sol hareketlerin mahallelerde doğrudan harekete geçmesi gerektiğini ifade etti. Sıcak hava dalgalarında iklim krizine uyum önlemlerine destek verilmesini örnek gösterdi. Sol içindeki bölünmeleri aşma, ortak hedefler belirleme ve kaynakları yeniden değerlendirme gereği de tartışıldı.

Örgüt içi dayanışma ve sürdürülebilir aktivizm

Mona-Lisa Kole, atölye sırasında ayakta konuşuyor.

Topluluk çalışmaları uzmanı Mona-Lisa Kole’nin yürüttüğü atölyede, siyasi örgütlerde sorumlulukların dağılımı, aktivistlerin iş yükü ve tükenmişlik konusu ele alındı. Kole, uzun soluklu mücadelenin sürdürülebilmesi için dayanışmanın örgütlerin iç ilişkilerine ve çalışma biçimlerine de yansıması gerektiğini söyledi.

Sürekli tepki verme ve aktif olma baskısının yıpratıcı olabileceğine dikkat çeken Kole, sorumluluk ve kaynakların daha adil paylaşılmasını önerdi. Yorulma ve tükenme durumunda yavaşlamanın, kaynakları yeniden dağıtmanın ve mükemmeliyetçi beklentilerden vazgeçmenin önemini vurguladı. Temel haklar ve ifade özgürlüğünün, siyasi olarak aynı fikirde olunmayan kişilerin de hakkı olduğunu belirtti.

Stier: Mücadele parlamentoyla sınırlı kalamaz

Franziska Stier, mikrofon önünde elinde kâğıtla konuşma yapıyor.

Kapanış konuşmasını yapan BastA! Genel Sekreteri Franziska Stier, faşizme karşı mücadelenin parlamentoyla sınırlı tutulamayacağını vurguladı. Stier, 2027’deki Feminist Grev kapsamında çalışma saatlerinin azaltılması talebine dikkat çekti.

İlgili Haberler

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayımlanır.

Ad ve e-posta bilgileriniz moderasyon, güvenlik ve gerektiğinde sizinle iletişim kurmak amacıyla işlenir. Ayrıntılar için Gizlilik Politikası sayfasını inceleyin.