Dünya genelinde askerî harcamalar 2025’te reel olarak yüzde 2,9 artıp 2 trilyon 887 milyar dolara ulaştı. SIPRI’nin verileri, artışın üst üste 11’inci yıla taşındığını gösteriyor. Ukrayna’daki savaş ve Gazze’ye yönelik saldırılar silah talebini artırırken, en büyük 100 silah ve askerî hizmet şirketinin 2024 gelirleri 679 milyar dolara çıktı.
![]()
Birleşmiş Milletler’in (BM) 24-30 Ekim’i Silahsızlanma Haftası ilan etmesine karşın küresel ölçekte silahlanma yarışı sürüyor. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI), 2016-2025 arasında askerî harcamalardaki reel artışı yüzde 41 olarak hesapladı. Askerî harcamaların dünya ekonomisindeki payı da yüzde 2,5’e yükseldi.
Ukrayna savaşı Avrupa’daki harcamaları hızlandırdı
2025’te en fazla askerî harcama yapan ülke ABD oldu. Son on yıllık dönemde en sert artış ise Ukrayna’da kaydedildi. Rusya’nın Şubat 2022’de başlattığı geniş çaplı işgal, yalnızca iki ülkenin değil, Avrupa’nın da askerî harcamalarını artırdı.
Avrupa’nın askerî harcamaları 2025’te yüzde 14 yükselerek 864 milyar dolara çıktı. Almanya’da yıllık artış yüzde 24 oldu. Ukrayna’nın reel askerî harcaması 2016 düzeyinin yaklaşık 16 katına ulaşırken, ülke 2025’te ekonomisinin yaklaşık yüzde 40’ını askerî harcamalara ayırdı. Rusya’da bu oran yüzde 7,5 olarak hesaplandı.
Ukrayna’ya sağlanan dış askerî yardımlar, SIPRI’nin yönteminde yardımı yapan ülkelerin harcamalarına yazılıyor. Bu nedenle Ukrayna harcamalarına ilişkin rakamların değerlendirilmesinde bu uygulama da göz önünde bulundurulmalı.
Avrupa ülkelerinin büyük silah sistemleri ithalatı, 2021-2025 döneminde önceki beş yıla kıyasla yüzde 210 arttı. Ukrayna dünyanın en büyük silah alıcısı olurken Avrupa’daki NATO üyelerinin ithalatının yüzde 58’i ABD’den karşılandı.
Silah bağışlarının ardından stokları yenileme ihtiyacı ve uzun vadeli tedarik programları, savaşın mali etkisini başka ülkelerin bütçelerine de taşıyor. Ancak askerî harcamalardaki artış yalnızca tek bir çatışmayla açıklanamıyor; bölgesel gerilimler, modernizasyon çalışmaları ve ittifakların harcama hedefleri de etkili.
İsrail ve İran’ın askerî harcamaları
İsrail’in 2025 askerî harcaması 48,3 milyar dolar oldu. Bu tutar bir önceki yıla göre reel olarak yüzde 4,9 daha düşük olsa da Gazze’ye yönelik geniş çaplı saldırıların başlamasından önceki 2022 seviyesini yüzde 97 aştı. Haziran 2025’te İran’la yaşanan 12 günlük savaş ve bölgedeki diğer askerî operasyonlar da harcamaların seyrinde etkili oldu.
İran’ın askerî harcaması 7,4 milyar dolar olarak hesaplandı. SIPRI, füze ve insansız hava aracı programlarının bir bölümünün bütçe dışı petrol gelirleriyle finanse edildiğini belirtiyor. Bu nedenle resmî bütçeye dayanan tutar, ülkedeki tüm askerî faaliyetleri kapsamıyor.
Silah şirketlerinin gelirleri 679 milyar dolara çıktı
SIPRI’nin en büyük 100 silah üreticisi ve askerî hizmet şirketi için hesapladığı toplam gelir, 2024’te yüzde 5,9 artarak 679 milyar dolara ulaştı. Enstitü, Ukrayna ve Gazze’deki savaşları talep artışının nedenleri arasında gösteriyor.
![]()
Bu gelir hesabı, şirketlerin iç piyasaya ve ihracata yönelik askerî mal ve hizmet satışlarını içeriyor. Maliyetler düşüldükten sonraki net kârı ya da devletlerin elde ettiği kazancı göstermiyor.
Rusya’da iç siparişler artarken ihracat geriledi
Rusya’daki gelişmeler, savaşın üretici şirketlerin gelirleriyle ihracatı farklı etkileyebildiğini ortaya koyuyor. Rostec ve United Shipbuilding Corporation’ın toplam silah gelirleri 2024’te yüzde 23 arttı. SIPRI’ye göre iç talepteki yükseliş, iki şirketin ihracat gelirlerindeki kaybı fazlasıyla karşıladı.
Buna karşılık Rusya’nın büyük silah sistemi ihracat hacmi, 2021-2025’te önceki beş yıllık döneme kıyasla yüzde 64 düştü. Şirket gelirlerindeki artış, ülkenin silah ihracatından daha fazla döviz kazandığı anlamına gelmiyor.
İsrail’den 19,2 milyar dolarlık ihracat sözleşmesi
İsrail Savunma Bakanlığı’nın Haziran 2026’da açıkladığı verilere göre, ülke şirketleri 2025’te 19,2 milyar dolarlık yeni ihracat sözleşmesi imzaladı. Sözleşmelerin tutarı, 2024’teki 14,795 milyar dolara göre yaklaşık yüzde 30 arttı.
Bakanlık, askerî operasyonlarda kullanılan sistemlerin performansını uluslararası talebi yükselten etkenlerden biri olarak gösteriyor. Ancak 19,2 milyar dolar, aynı yıl tahsil edilen gelir ya da net kâr değil; ileriki yıllarda teslim edilebilecek ürün ve hizmetler için imzalanan anlaşmaların toplam bedeli.
Türkiye’de askerî harcama ve ihracat yükselişte
Türkiye’nin askerî harcamaları on yılda reel olarak yüzde 94,4 arttı ve 2025’te yaklaşık 30 milyar dolara ulaştı. SIPRI, askerî operasyonların yanı sıra özellikle yerli silah sanayisine yapılan yatırımların da bu artışta etkili olduğunu belirtiyor. Türkiye verilerine askerî emeklilik ödemeleri dahil değil.
Savunma Sanayii Başkanlığı, 2025 savunma ve havacılık ihracatını 10 milyar 54 milyon dolar olarak açıkladı. Bu sektörün ihracat toplamı, SIPRI’nin Türkiye’deki beş şirket üzerinden hesapladığı silah gelirinden farklı bir ölçüm.
Silahsızlanma tartışmasında kaynakların kullanımı
Askerî harcama yalnızca silah alımlarını değil; personel, bakım, işletme ve araştırma giderlerini de kapsıyor. SIPRI’nin silah transferleri için kullandığı TIV göstergesi ise para birimi değil; bu veriden ülkelerin dolar cinsinden kazancı hesaplanamıyor.
Savaşın tüm tarafları için karşılaştırılabilir silah satış geliri verisi de bulunmuyor. İncelenen seriler, İran’ın veya Hamas gibi devlet dışı silahlı grupların toplam silah satış gelirini kapsamıyor.
Silahsızlanma tartışmalarının bir boyutunu da silah satışlarının insan hakları üzerindeki etkisi oluşturuyor. BM’nin bağımsız insan hakları uzmanları, 20 Haziran 2024’te devletlere ve şirketlere İsrail’e silah transferlerini durdurma çağrısında bulunmuş, bu transferlerin ağır insan hakları ve insancıl hukuk ihlallerine katkı sunma riski taşıdığını belirtmişti.
BM’nin Eylül 2025’te yayımladığı askerî harcamalar ve kalkınma raporuna ilişkin açıklama, kaynakların farklı alanlarda kullanılmasını da gündeme getirdi. 2030’a kadar açlığı sona erdirmek için yılda yaklaşık 93 milyar dolara ihtiyaç olduğu tahmin ediliyor. Sağlık, eğitim ve iklim uyumuna ayrılabilecek kaynaklarla artan askerî bütçeler arasındaki tercih, Silahsızlanma Haftası’nın tartışma başlıkları arasında yer alıyor.