Life & Shadow: Celestial Call, oyuncuyu ıssız bir gözlemevinde geçen kozmik korku hikâyesine davet ediyor. Merak uyandıran anlatımı ve ürpertici atmosferine karşın bazı oynanış kararları, erken erişimdeki yapımın potansiyelini gölgeliyor.
Issız gözlemevinde neler oluyor?
Clearvell Dağı’na stajyer olarak gelen karakter, elektriği olmayan ve kendisini karşılaması beklenen Profesör Elias’ın ortalarda görünmediği terk edilmiş bir yerleşimle karşılaşıyor. Oyuncu, gözlemevini çalışır durumda tutmaya uğraşırken geri dönüşüm ve tarımdan kazandığı parayı elektrik için harcıyor. Oyun, daha ilk aşamada çeşitli bilgiler sunuyor; ancak bunların bazılarını hemen uygulamak mümkün olmuyor.
![]()
Ertesi gün, gözlemevinde bir şeylerin değiştiği fark ediliyor. Yerinden oynayan bir sandalye gibi küçük ayrıntıların yanı sıra duvarlardaki ritüel mühürleri de gerilimi artırıyor. Oyunun bu değişikliklerin nedenini hemen açıklamaması gizemi beslese de tehdit ve sonuçlar konusunda zaman zaman fazla doğrudan davranması, kozmik korkunun belirsizlik hissini zayıflatabiliyor.
Görevler günlük işler ve hikâye hedefleri olarak ikiye ayrılıyor. Çevreyi temizlemek veya teleskobu tamir etmek günlük görevler arasında yer alırken, hikâye görevleri gözlemevinin alt katlarındaki sırları araştırmaya odaklanıyor. Günlük işleri aksatmak bilinmeyen tehdidi öfkelendirebiliyor. Görevlerin bazıları tek günde tamamlanmadığından, iki görev türü arasındaki ayrım her zaman belirgin hissettirmiyor.
![]()
Hikâye, gözlemevinde neden yalnız olduğumuz, Profesör Elias’ın nereye gittiği ve karanlıkta neyin beklediği gibi sorularla merak duygusu yaratıyor. Günler kısa; oyuncu sabah temizlik işlerini yapıp ardından keşfe çıkabiliyor veya sıralamayı değiştirebiliyor. Hava karardığında gözlemevinin kapısı mühürleniyor. Karakter bu konuda her gün uyarı verdiği için kapanış saatini kaçırmak kolay değil.
Günlük görevlerin getirisi düşük. Buna karşılık karakterin canını yenilemek için kullanılan otomat da gözlemevinin elektriği de para gerektiriyor. Alt katlarda araştırma sürerken üst kattaki ışıkların ne kadar süre güvenlik sağlayacağı belli olmadığından, oyuncu sınırlı kaynaklar arasında seçim yapmak zorunda kalıyor.
Gerilimli atmosfer, oynanış sorunlarıyla kesintiye uğruyor
Oyunun atmosferi baştan itibaren ürpertici bir hava kuruyor; ancak aniden beliren korku unsurları bu etkiyi zaman zaman bozuyor. Tehlike peşinizdeyken karakterin koşma hızı inandırıcılığını yitiriyor. Haritadaki öcü çizimi gibi tercihler de korku tonunu basitleştiriyor. Sisli bir günde havanın kararmasını beklemek gerektiğinde, oyuncu bu özel anın ne zaman sona ereceğini anlayamayabiliyor. Gözlemevinde beklerken yapılacak başka işlerin azlığı da bu bölümleri uzatıyor.
![]()
Gün içindeki zamanı gösterecek bir saat benzeri aracın bulunması, olağan dışı durumlarda oyuncuya daha fazla ipucu verebilirdi. Etkileşime girilebilen nesnelerin sayısı da sınırlı. Bazı eşyalar ancak belirli aşamalardan sonra kullanılabilir hâle gelirken, karakter bu durumlarda fazla yorum yapmıyor. Eşyalar envantere otomatik eklenmediği için oyuncunun ayrıca bir tuşa basması gerekiyor; bu tuşu unutmak, az sayıdaki etkileşim seçeneğini kullanmayı daha da zahmetli hâle getirebiliyor.
![]()
Günlük görevleri yerine getirmemek veya aynı yanlış hamleyi tekrarlamak tehdidin öfkelenmesine yol açabiliyor. Bir bulmacada üç güç kablosunu doğru noktalara bağlamak gerekiyor; ipuçları koridordaki odalarda ve çekmecelerde bulunabiliyor. Üç kabloya ilişkin notlardan yalnızca ikisini bulduktan sonra üçüncü bağlantıyı denemek, oyuncuyu ritüel alanında ölümle sonuçlanan bir karşılaşmaya götürebiliyor.
Bu tür bir başarısızlığın bedeli, oyunun kayıt sistemi nedeniyle ağır. Düzenli otomatik kayıt veya manuel kayıt seçeneği bulunmuyor; kayıt yalnızca her günün başında alınıyor. Ölüm hâlinde sabahki ilerlemeyi yeniden yapmak ve aynı noktaya tekrar ulaşmak gerekiyor. Bu döngü, yanlış hamlelerin yarattığı gerilimi artırsa da tekrarların keyifli olup olmadığı konusunda soru işareti bırakıyor.
Türkçe seslendirme başarılı bulunurken karakterin olaylara daha fazla tepki vermesi gerektiği düşünülüyor. Modellemeler geliştirilebilir; altyazılarda da zaman zaman Türkçe ile İngilizce arasında geçiş yaşanıyor. Bazı sahneler korku havasını komediye yaklaştırabiliyor. Oyun oynanamaz durumda değil, ancak bu noktaların ele alınması deneyimi güçlendirebilir. Yaklaşık altı ay süreceği açıklanan erken erişim dönemi boyunca yapımın gelişimini izlemek mümkün. Merak uyandıran hikâyesi ve özgün özellikleriyle dikkat çeken oyun, mevcut hâliyle potansiyelinin gerisinde kalan ortalama bir oynanış sunuyor.