NASA’nın uydu verileri, Pasifik’in ortasında Latin Amerika’dan Güneydoğu Asya’ya uzanan yeşilimsi kuşağın zayıfladığını gösteriyor. Son bir yılda turkuaz yeşilinden koyu maviye dönen sular, deniz besin zincirinin temelindeki fitoplanktonların azalışını ortaya koyuyor.
Okyanusun rengindeki değişim, El Niño döneminde suların ısınmasıyla ilişkili. Ekvatoral Pasifik’e yeşil rengini veren klorofil bakımından zengin fitoplanktonlar, daha serin ve besin açısından zengin suları tercih ediyor. Sıcaklık yükseldiğinde ve derinlerden yüzeye besin taşınması azaldığında bu mikroorganizmaların sayısı düşüyor.
PACE uydusu yeşil kuşağı izledi
PACE uydusundaki Okyanus Renk Cihazı, fitoplanktonlardaki değişimi takip etti. 2025 boyunca Pasifik’in ortasında köprü gibi uzanan yeşilimsi hat, 2026’daki El Niño sürecinde özellikle Orta ve Batı Pasifik’te zayıfladı.
NASA Goddard Uzay Uçuş Merkezi’ndeki PACE ekibinin baş araştırma bilimcisi Matthew Kehrli, verilerde beklenen değişimleri gerçek zamanlı izlemenin tatmin edici olduğunu belirtiyor.
Fitoplankton azalması besin zincirine yayılıyor
Fitoplanktonların azalması, zooplankton, krill, filtreyle beslenen kabuklular ve diğer küçük deniz canlılarının besin kaynaklarını da azaltıyor. Etki besin zinciri boyunca ilerlerken, Latin Amerika’nın Pasifik kıyılarındaki balıkçılık da bundan etkileniyor.
Ton balığı, hamsi ve diğer yaygın türlerin daha serin sulara göç etmesi, balıkçı teknelerinin yarı boş ağlarla dönmesine neden oluyor. Bu durumun dünya genelinde fiyatların yükselmesine yol açtığı belirtiliyor.
El Niño’nun etkileri okyanusla sınırlı değil
El Niño, küresel hava düzenlerini ve iklimi etkileyerek insan yaşamında da değişimlere yol açıyor. NASA Jet İtki Laboratuvarı’nda deniz seviyesi görevlerinin proje bilimcisi Josh Willis, bu olayın her gerçekleştiğinde neredeyse herkesi bir şekilde etkilediğini vurguladı.
Tropikal Pasifik’te sıcaklıkların normalin 4 derece üzerinde seyretmesi nedeniyle mevcut El Niño döneminin kayıtlardaki en güçlü olay olması bekleniyor. Yakın tarihte benzer ölçekteki örnek olarak 1997-1998 dönemi gösteriliyor. Bu süreçte 23.000 kişi hayatını kaybetmiş, küresel ekonomi 5,7 trilyon dolarlık kayba uğramıştı.