15 Ekim 2026
Pedolog
Sola kaydırarak kapat
Ana Sayfa
Kategoriler
Diğer
DUYURULAR
Sel sularının içinde kalan iki motosiklet ve paket taşıma çantası
Genel Bilgiler

Sağanak ve selde kurye çalışıyor, kayıp yine kuryeye kalıyor

14 Ekim’de İstanbul’da etkili olan sağanakta kuryeler hem can güvenliği hem gelir kaybı riskiyle karşı karşıya kaldı. Motosiklet ve ekipman hasarının yanı sıra çalışılamayan günlerin maliyeti de kuryelere yükleniyor.

14 Ekim’de İstanbul’da etkili olan sağanak, sokakta çalışan kuryelerin hava koşulları karşısındaki güvenlik ve gelir sorunlarını yeniden gündeme getirdi. Kuryeler ya tehlikeye rağmen sipariş taşımayı sürdürüyor ya da çalışamayınca gelirinden oluyor; motosikletin ve ekipmanın hasarı da çoğunlukla kendi bütçelerinden karşılanıyor.

Sel sularının içinde kalan iki motosiklet ve paket taşıma çantası

Kurye Haber editörü ve moto kurye Mesut Çeki, Eminönü, Balat, Alibeyköy ve Maslak hattında çalıştığı 14 Ekim’de Sirkeci’de sağanağın en şiddetli anına yakalandığını aktardı. Ana yolların kullanılamaz hale geldiğini, sokakların suyla dolduğunu ve motosikletle ilerlemenin güçleştiğini belirtti. Benzinliklere sığınan motosikletçiler ve bankların üzerine çıkan insanlar olduğunu; yağmurluk ve botların da yağışa karşı yetersiz kaldığını anlattı.

Çeki’ye göre kötü havada çalışmayı sürdürmek can güvenliğini riske atıyor; çalışmamak ise geliri kesiyor. Her iki durumda da maliyet kuryenin üzerinde kalıyor.

İstanbul’da metrekareye 261 kilogram yağış

İstanbul Valisi Davut Gül’ün açıklamasına göre kentte metrekareye 261 kilogram yağış düştü. Bu, Meteoroloji’nin 1942’de ölçümlere başlamasından bu yana kaydedilen en yüksek değer oldu; önceki rekor yaklaşık 200 kilogramdı. Valilik, 14 Ekim’deki olayların ardından üç kişinin hayatını kaybettiğini ve 2 bin 722 kişinin kurtarıldığını bildirdi.

Aşırı yağışın sele dönüşmesinde iklim krizinin yanı sıra kentleşme ve altyapı sorunlarının da etkili olduğu vurgulanıyor. Beton yüzeyler yağmur suyunun toprağa ulaşmasını güçleştirirken dere yataklarındaki yapılaşma ve altyapının kentin büyümesine yetişememesi su baskınlarının etkisini artırıyor. Ana arterlerde aşırı yağış için alternatif tahliye sistemlerinin yetersizliği de yolların kısa sürede suyla dolmasına yol açıyor.

Bu sonuçların tek bir kurumun ya da dönemin sorumluluğuyla açıklanamayacağına dikkat çekiliyor. İmar kararları ve altyapı hizmetleri farklı yönetim kademelerinin sorumluluğunda; iklim kriziyle birlikte betonlaşma ve dere yataklarının yapılaşmaya açılması da afet riskini büyütüyor.

Kurye için yol, iş yeri

Kurye açısından trafik, yalnızca bir ulaşım alanı değil, işin yürütüldüğü yer. Görüş mesafesinin azalması, kaygan zemin ve su baskınları çalışma koşullarını doğrudan tehlikeli hale getiriyor. Bu nedenle kötü hava, kuryeler için bir hava durumu bilgisinin ötesinde iş sağlığı ve güvenliği konusu olarak ele alınıyor. Aşırı sıcak ve kışın buzlanma da benzer riskler arasında.

Kurye Haber’e 14 Ekim boyunca çok sayıda kaza ihbarı ulaştı. Beşiktaş’ta bir kuryenin motosikleti suya gömüldü; başka bir görüntüde ise bir kurye, sel sularına kapılmamak için devrilen motosikletine tutunuyordu. Kocaeli, Sakarya ve Antalya’daki kuryeler de benzer koşullarda çalıştıklarını gösteren video ve tanıklıklarını paylaştı.

Motosiklet yasağı akşam saatlerinde başladı

Vali Gül, ertesi gün yaptığı açıklamada meteorolojik uyarıların dikkate alınmasının can kaybını ve zararı azaltacağını söyledi. Haberde aktarılan bilgilere göre uyarılar önceden yapılmış olmasına karşın motosiklet yasağı saat 18.30 civarında duyuruldu ve 21.00’de yürürlüğe girdi. Kuryeler, kararın açıklanmasıyla uygulamaya konması arasındaki sürede de şiddetli yağış altında çalışmayı sürdürdü.

Platform şirketleri, hava uyarılarına rağmen sistemlerini kapatmak için valilik kararını bekledi ve yasak başlayana kadar sipariş almaya devam etti. Yasak yürürlüğe girdikten sonra da özellikle mahalle aralarındaki bazı işletmelerin, denetim olmayacağını düşünerek kendilerine bağlı kuryeleri sipariş dağıtmaya zorladığı yönünde şikâyetler Kurye Haber’e iletildi.

Motosiklet ve hasar kuryenin bütçesinden

Resmî açıklamalarda kurtarılan kişiler, kapanan yollar ve iptal edilen seferler yer aldı; ancak yasaktan önce çalışılan saatlerin ve hasar gören motosikletlerin maliyeti bu tablonun dışında kaldı. Sel sularında kalan motosikletlerde, özellikle elektrik aksamında ciddi hasar oluştu.

Esnaf kurye modelinde motosiklet kuryenin üretim aracı; satın alma, bakım, arıza ve tamir masrafları da kuryenin sorumluluğunda. Islanıp kullanılamaz hale gelen ekipman ile motosiklet tamirdeyken çalışılamayan günlerin maliyeti de kuryeye yükleniyor. Haberde, platform şirketlerinin 14 Ekim’deki hasarlar için destek açıklamadığı belirtiliyor.

Çalışılamayan gün, gelir kaybı

Yasakla birlikte kuryeler fiilen ücretsiz izne çıkmış oldu. Sabit maaş yerine paket başına ücret alan bir kurye için çalışamadığı gün doğrudan gelir kaybı anlamına geliyor. Kuryelerin günlük giderlerinin en az 1.500-2 bin lira olduğu; bu hesapla çalışılamayan bir günün en az 3-4 bin liralık kayıp yaratabileceği ifade ediliyor.

Bu kayıp, giderler artarken paket ücretlerinin yükselmediği, hatta düştüğü bir dönemde yaşanıyor. Kira, kredi ve motosiklet taksitleri ise çalışmaya ara verilse de devam ediyor.

Çalışmaktan kaçınma hakkı ve esnaf kurye modeli

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 13. maddesi, ciddi ve yakın tehlike halinde çalışanın çalışmaktan kaçınma hakkını düzenliyor; bu süre içinde ücret ve diğer hakların saklı kalacağını belirtiyor. Su basmış yollar ve görüş mesafesinin düşmesi, kuryeler açısından bu kapsamdaki tehlikeler olarak değerlendiriliyor.

Motosiklet yasağı da tehlikenin resmen kabul edilmesi anlamına geliyor. Ancak kuryelerin çalışmadıkları sürede gelirlerini koruyacak bir mekanizma bulunmadığına dikkat çekiliyor. Platformlar kuryeleri kendi nam ve hesabına çalışan esnaf olarak tanımlarken, yazıda kuryelerin platform talimatlarıyla çalıştığı, ücretlerinin tek taraflı belirlendiği ve paket yükümlülükleriyle denetlendiği belirtiliyor. Bu modelin, işçileri korumak için düzenlenen hakların kuryelere ulaşmasını engellediği savunuluyor.

Olağanüstü havada ücretli izin talebi

Kuryelerin talebi, olağanüstü hava koşullarında ücretli izin ya da gelir desteği sağlanması. Yazıda, platformların kuryeler üzerinden yüksek gelir elde ettiği, paket ücretleri ve çalışma koşullarına ilişkin kararların tek taraflı alındığı ifade ediliyor. Kuryelerin kullandığı logolu mont, yelek, çanta ve motosiklet sepetlerini de kendi paralarıyla aldığı; bu ekipmanların şehir genelinde reklam işlevi gördüğü belirtiliyor.

Kasım ayında iklim krizi Antalya’da COP31 ve 14-18 Kasım tarihlerindeki Halkların İklim Zirvesi’nde ele alınacak. ILO verilerine göre dünya işçilerinin yüzde 70’inden fazlası iklim kaynaklı tehlikelere maruz kalıyor. Bu toplantılarda açık havada çalışanların iş güvenliğinin de gündeme gelmesi isteniyor.

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün haziran ayında kabul ettiği 193 sayılı sözleşmenin, statülerinden bağımsız olarak platform çalışanlarına koruma ve iş güvenliği güvencesi getirdiği aktarılıyor. Türkiye’nin sözleşmeyi onaylaması çağrısı yapılıyor.

Öneriler arasında kentlerin aşırı yağışlara dayanıklı hale getirilmesi, meteorolojik uyarılar üzerine valiliklerin önleyici kararları zamanında ve gerektiğinde bölgesel olarak alması, yasakların mahalle aralarında da denetlenmesi bulunuyor. Platform şirketlerinin kötü hava protokollerini açıklaması, valilik kararını beklemeden sistemlerini kapatabilmesi ve yasak günlerinde kuryelere ödeme yapması gerektiği belirtiliyor.

İlgili Haberler

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayımlanır.

Ad ve e-posta bilgileriniz moderasyon, güvenlik ve gerektiğinde sizinle iletişim kurmak amacıyla işlenir. Ayrıntılar için Gizlilik Politikası sayfasını inceleyin.