Antarktika’dan koparak üç yılı aşkın süredir sürüklenen A81 ve D32 buz dağları, Güney Atlantik’teki İngiliz adası Güney Georgia’ya yaklaşıyor. Copernicus uydularının yeni görüntüleri, iki kütlenin Scotia Denizi’nde adanın çevresindeki sığ sulara doğru ilerlediğini ortaya koyuyor.
Gemiler açısından risk yalnızca dev buz dağlarının kendisi değil. Buzlar eriyip parçalandığında ortaya çıkan, ev ya da otomobil boyutlarına ulaşabilen parçaların radarda tespit edilmesi güç olabiliyor.
A81’in yüzölçümü yaklaşık 1.340 kilometrekare
İki buz dağından daha büyük olan A81, Ocak 2023’te Brunt Buz Sahanlığı’ndan koptu. Yaklaşık 1.340 kilometrekarelik alanıyla Londra kent merkezine yakın bir büyüklükte. Ekim 2022’de Amery Buz Sahanlığı’ndan ayrılan D32’nin alanı ise yaklaşık 106 kilometrekare.
A81’in kopuşuna, İngiltere tarafından işletilen Halley Araştırma İstasyonu’nun yaklaşık 20 kilometre yakınındaki büyük bir çatlağın genişlemesi zemin hazırladı. Güvenlik kaygıları nedeniyle istasyonun tamamı 2016’da karanın iç kesimlerine taşınmıştı.
Akıntılar buz dağlarını adanın çevresinden uzaklaştırabilir
Okyanus bilimciler, güçlü akıntıların buz dağlarını Güney Georgia çevresinden sürükleyip götürme ihtimalini yüksek buluyor. Ancak buz kütlelerinin sığ kıta sahanlığına takılarak karaya oturması da mümkün. Uzmanların öne çıkardığı başlıca seyir tehlikesi, buz dağlarının doğrudan adaya çarpmasından ziyade parçalanmalarıyla oluşan küçük buzların balıkçı ve turizm gemileri için yaratabileceği risk.
Buz dağları adanın yaklaşık 100 kilometre açığında deniz tabanına takılırsa çevredeki ekosistem de etkilenebilir. Erimeyle Antarktika kayalıklarından taşınan besin maddeleri suya karışabilir; bu maddeler doğal gübreleme etkisi yaratarak fotosentez yapan fitoplanktonların çoğalmasını destekleyebilir.
Öte yandan büyük buz kütlelerinin uzun süre aynı noktada kalması, su sıcaklığını ve akıntı dengesini değiştirebilir. Bu değişimler, bölgedeki deniz canlılarının yaşam alanlarını olumsuz etkileyebilir.