BirGün muhabiri İsmail Arı, eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in şikâyetiyle başlatılan soruşturmada savcılıkta ifade verdi. Savcılık, Arı’yı “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutuklanması talebiyle hâkimliğe sevk etti.
![]()
Soruşturmada ifade verdi
Şahin’in şikâyeti üzerine yürütülen soruşturma kapsamında 20 Ekim’de gözaltına alınan Arı, geceyi Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde geçirdi. Bugün saat 10.00 sıralarında adliyeye götürülen Arı’nın savcılık ifadesi saat 12.00’de başladı ve yaklaşık bir saat sürdü.
Arı hakkındaki soruşturma, “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” ve “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamalarını kapsıyor.
Önceki soruşturmada 75 gün tutuklu kaldı
Arı, 21 Mart 2026’da eşinin ailesini ziyaret etmek üzere bulunduğu Tokat’ta, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başka bir soruşturması kapsamında gözaltına alınmıştı. “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutuklanan gazeteci, Sincan Cezaevi’nde 75 gün kaldı.
5 Haziran 2026’da Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada hâkim karşısına çıkan Arı, savcının tutukluluğun sürmesi yönündeki talebine rağmen adli kontrol uygulanmadan tahliye edilmişti.
TCK 217/A’da beş unsurun birlikte bulunması gerekiyor
Kamuoyunda “dezenformasyon yasası” olarak anılan ve Türk Ceza Kanunu’na (TCK) eklenen 217/A maddesi Ekim 2022’de yürürlüğe girdi. Madde, ülkenin iç veya dış güvenliği, kamu düzeni ya da genel sağlığıyla ilgili gerçeğe aykırı bilgiyi, sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratma amacıyla ve kamu barışını bozmaya elverişli biçimde alenen yayanlar için bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörüyor.
Bir bilginin yanlış olduğunun öne sürülmesi tek başına suçun oluşması için yeterli değil. Bilginin gerçeğe aykırı olması ve bunu yayan kişinin yanlışlığını bilmesi; iç veya dış güvenlik, kamu düzeni ya da genel sağlıkla ilgili bulunması; alenen yayılması; kamu barışını bozmaya elverişli olması ve yayma eyleminin sırf endişe, korku veya panik yaratma saikiyle gerçekleştirilmesi gerekiyor. Kamu barışını bozmaya elverişlilik şartının somut delil veya olgularla ortaya konulması gerektiği belirtiliyor.
Düzenleme kabul edilirken gazetecilik faaliyetleri tartışıldı
AKP ve MHP’nin teklifiyle hazırlanan düzenleme, basın meslek örgütleri ve muhalefetin itirazlarına rağmen 13 Ekim 2022’de TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. İktidar temsilcileri, yasanın gazetecilik faaliyetlerini cezalandırmayacağını savundu.
Dönemin AKP Grup Başkanvekili Mahir Ünal, kabulden iki gün sonra suçun oluşması için beş koşulun birlikte gerçekleşmesi gerektiğini söyledi. Ünal, haberin gerçek olmaması, ülkenin güvenliği veya kamu sağlığıyla ilgili olması, halkta panik, korku ve endişe yaratma kastı taşıması, kamu barışını bozmaya elverişli olması ve alenen yayılması unsurlarını sıraladı.
Ünal, “Beş unsurun bir aradalığı aranacak. Bu beş unsurdan üçü varsa suç teşkil etmeyecek” dedi. TCK 218’e de işaret ederek haber verme sınırlarını aşmayan ve eleştiri amacı taşıyan düşünce açıklamalarının suç oluşturmayacağını belirtti.
Dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ise Ocak 2023’te suçun oluşmasının “çok zor şartlara” bağlandığını savundu. Bozdağ, yalnızca yazı yazmanın kamu barışını bozduğu anlamına gelmeyeceğini ve düzenleme kapsamında çok sayıda soruşturma açılmasını beklemediğini söyledi.
TGS raporunda soruşturma ve tutuklama verileri
Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın (TGS) 2025-2026 Basın Özgürlüğü Raporu’na göre, yasanın yürürlüğe girdiği Ekim 2022’den 1 Nisan 2026’ya kadar en az 88 gazeteci hakkında toplam 113 soruşturma açıldı. Bu dönemde 29 gazeteci gözaltına alındı, altı gazeteci tutuklandı; bir gazeteci hakkında konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol kararı verildi.
TGS, veri kesim tarihi olan 1 Nisan 2026’ya kadar TCK 217/A kapsamında açılan davalarda kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü bulunmadığını bildirdi. Rapordaki tarih sonrasında da aynı madde kapsamında gazeteciler tutuklandı: Aydınpost imtiyaz sahibi Yelis Ayaz 15 Mayıs’ta, Evrensel muhabiri Doğa Baskan 25 Haziran’da, gazeteci Ali Çağatay 26 Haziran’da, Cem Küçük 31 Temmuz’da ve gazeteci Ali Tarakcı 26 Eylül’de tutuklandı. Gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı da 9 Ekim’de tutuklandı.