Türkiye’de yaklaşık 170 bin konut jeotermal enerjiyle ısıtılıyor. Bu konutların 55 bin 610’u Afyonkarahisar’da bulunuyor. Kent, toplamın yaklaşık yüzde 33’ünü oluştururken 41 bin 295 konutla İzmir ikinci sırada yer alıyor.
Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, 17 Ekim Dünya Jeotermal Günü kapsamında Türkiye’nin jeotermal kaynakları ve kullanım alanlarına ilişkin güncel verileri paylaştı. Jeotermal enerji; elektrik üretiminin yanı sıra konut ısıtması, seracılık, termal turizm, balıkçılık ve madencilikte de değerlendiriliyor. Afyonkarahisar, konut ısıtması ve jeotermal kaynaklarla tarımsal üretim alanlarında öne çıkıyor.
Jeotermal elektrik kapasitesi 1.800 MW’a ulaştı
Ekim 2026 itibarıyla Türkiye’nin jeotermal kaynaklardan elektrik üretme kapasitesi 1.800 megavata (MW) çıktı. Ülkede bu alanda çalışan 68 jeotermal elektrik santrali bulunuyor. Jeotermal enerjide Türkiye, Avrupa’da ilk, dünyada ise dördüncü sırada yer alıyor.
Türkiye’nin jeotermal potansiyel alanlarının yüzde 78’i Batı Anadolu’da, yüzde 9’u İç Anadolu’da, yüzde 7’si Marmara’da ve yüzde 5’i Doğu Anadolu’da bulunuyor. Kalan yüzde 1’lik bölüm diğer bölgelere dağılıyor. Kaynakların yaklaşık yüzde 90’ı düşük ve orta sıcaklıkta olduğundan konut ısıtması, termal turizm ve endüstriyel uygulamalarda kullanıma uygun. Geriye kalan yüzde 10’luk kısmın elektrik üretiminde değerlendirilebileceği belirtiliyor.
2035 hedefi 4.500 MW kurulu güç
Türkiye’nin 2035 Ulusal Enerji Hedefleri, jeotermal enerji kurulu gücünün 4.500 MW’a çıkarılmasını öngörüyor. Bu hedef doğrultusunda gelecek 10 yılda yaklaşık 10 milyar dolarlık yatırım planlanıyor.
Jeotermal kaynakların tarımdaki kullanımı da genişliyor. Türkiye’de bu kaynaklarla ısıtılan seraların toplam alanı 7 bin dönüme ulaştı. Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde tüzel kişilik kazanan 46 Organize Tarım Bölgesi’nin (OTB) 15’i jeotermal kaynaklardan yararlanıyor.
Afyonkarahisar’da sera projesi geliştiriliyor
Afyonkarahisar’daki Cihangir Teknolojik Jeotermal Topraksız Tarım Sera Projesi, jeotermal enerji destekli modern seracılığı ihracata yönelik üretimle buluşturmayı amaçlıyor. Yaklaşık 800 bin metrekarelik alanda etaplar halinde geliştirilen projenin ilk bölümünde yaklaşık 64 bin metrekare kapalı sera alanı planlanıyor. Bunun yaklaşık 60 bin metrekarelik kısmında üretim yapılması ve yüksek kaliteli salkım domates yetiştirilmesi hedefleniyor.
İlk etabın inşaatı tamamlandıktan sonra temizlik, dezenfeksiyon ve üretime hazırlık çalışmalarının yapılması öngörülüyor. Mevcut takvime göre fidelerin 2026’nın son çeyreğinde dikilmesi, ilk hasadın ise 2027’nin ilk çeyreğinde gerçekleştirilmesi hedefleniyor.