Karbon dioksit içeren havanın kontrollü biçimde solutulduğu küçük bir araştırmada, Alzheimer’la ilişkili tau ve beta-amiloid proteinlerinde geçici değişimler gözlendi. Bulgular, yöntemin hastalığı önlediğini ya da ilerlemesini yavaşlattığını göstermiyor.
Temmuz 2026’da Uluslararası Alzheimer Derneği Konferansı’nda sunulan ön bulgular, karbon dioksit düzeyindeki değişimlerin beynin doğal atık temizleme mekanizmasını etkileyebileceğine işaret ediyor. Hafıza kaybıyla başlayıp ilerleyen dönemlerde yürüme ve yutkunma gibi temel işlevleri de etkileyebilen Alzheimer, yaklaşık 7 milyon kişiyi etkiliyor; hastalığın kesin bir tedavisi bulunmuyor.
Uygulama glimfatik sistemi hedefliyor
Araştırmacılar, özellikle uyku sırasında beyindeki atıkların uzaklaştırılmasına yardımcı olan glimfatik sistemi harekete geçirmeyi amaçladı. Karbon dioksit düzeyindeki değişikliklerin beyin damarlarında genişleme ve daralmaya yol açarak zararlı proteinlerin temizlenmesini destekleyebileceği düşünülüyor.
Çalışmaya, bilişsel açıdan sağlıklı kişilerden hafif bilişsel gerileme yaşayanlara kadar farklı özelliklere sahip 12 kişi katıldı. Katılımcılar 30 dakika boyunca özel bir solunum maskesi kullandı. Maske, her 35 saniyede normal hava ile karbon dioksit oranı yüksek hava arasında geçiş yaptı. Uygulama sırasında beyin taramaları yapıldı ve kan örnekleri alındı.
Tau düzeyindeki düşüş kalıcı olmadı
Başlangıçta tau proteini düzeyi yüksek olan katılımcılarda bu düzeyin sağlıklı değerlere yaklaştığı görüldü. Tau proteininin anormal biçimde birikmesi Alzheimer hastalığıyla ilişkilendiriliyor.
Kan örneklerinde Alzheimer’la bağlantılı beta-amiloid proteininde de artış saptandı. Araştırmacılar, bu değişimin proteinin beyinden uzaklaştırılmasıyla ilişkili olabileceğini değerlendiriyor. Ancak etki kısa süreliydi: Tek uygulamanın ardından tau düzeyleri bir saat dolmadan önceki seviyelerine döndü.
Katılımcı sayısının yalnızca 12 olması ve sonuçların geçici nitelik taşıması nedeniyle çalışma, karbon dioksit uygulamasının Alzheimer’ı önlediğini veya hastalığın ilerleyişini yavaşlattığını kanıtlamıyor.
Yöntem için daha geniş çalışmalar gerekiyor
Araştırmacılar, uzun vadeli etkileri ve olası yan etkileri değerlendirmek için daha kapsamlı klinik çalışmalara ihtiyaç olduğunu belirtiyor. İlaçla veya damar yoluyla uygulanan bazı tedavilerden farklı olarak girişimsel işlem gerektirmeyen bu yaklaşım, gelecekteki tedavi araştırmalarına katkı sunabilir. Bununla birlikte, yüksek yoğunlukta karbon dioksit solumak sağlık açısından risk taşıyabileceği için uygulama yalnızca kontrollü araştırma koşullarında ele alınmalı.
Alzheimer riskini azaltmaya yönelik mevcut öneriler arasında düzenli fiziksel aktivite, sebze ve meyve ağırlıklı beslenme, kırmızı et ve şeker tüketimini sınırlama, sosyal ilişkileri sürdürme ve zihinsel etkinliklere zaman ayırma yer alıyor.