20 Ekim 2026
Pedolog
Sola kaydırarak kapat
Ana Sayfa
Kategoriler
Diğer
DUYURULAR
Türkiye, ABD ve Hindistan bayrakları, F-35 uçakları ve iki sunucunun yer aldığı F-35 programı görseli
Genel Bilgiler

ABD’de Bekleyen 6 Türk F-35A’nın Akıbeti Tartışılıyor

Türkiye için üretilen 6 F-35A ABD’de bekliyor. S-400 kaynaklı hukuki engeller, Hindistan’daki tatbikat ve KAAN’ın rolü yeniden gündemde.

Türkiye’nin F-35 programına dönüş ihtimali, ABD’de bekletilen ve Türkiye için üretilen 6 F-35A’nın durumu ile yeniden gündeme geldi. S-400 alımı nedeniyle programdan çıkarılan Türkiye’nin önündeki hukuki engeller sürerken, Hindistan’ın S-400 sistemlerine sahip olmasına rağmen Amerikan F-35’lerinin bir tatbikata katılması iki ülkeye yönelik yaklaşımın farklılığını tartışmaya açtı.

2T Teknoloji & Savunma’nın 16. bölümünde Tolga Özbek ile Türkiye’nin F-35 dosyası; uçakların durumu, S-400 kaynaklı kısıtlamalar ve F-35’in Türk Hava Kuvvetleri açısından önemi üzerinden ele alınıyor.

Türkiye, ABD ve Hindistan bayrakları, F-35 uçakları ve iki sunucunun yer aldığı F-35 programı görseli

Türkiye için üretilen 6 F-35A ABD’de bekliyor

Türkiye, 2002’de F-35 Müşterek Taarruz Uçağı programına ortak oldu. Türk savunma sanayii şirketleri uçağın üretiminde çeşitli parçaların tedarikini üstlendi. Program için yaklaşık 1,4 milyar dolar ödeyen Türkiye, uzun vadede 100 F-35A almayı planlıyordu.

Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi alınması, Ankara ile Washington arasında krize yol açtı. ABD, Temmuz 2019’da Türkiye’yi F-35 programından çıkardı. Türk pilotlarının eğitiminde de kullanılan, Türkiye için üretilmiş 6 F-35A ABD’de kaldı.

Ekim 2026’da ortaya çıkan görüntüler, uçakların ABD’de depolama alanlarında tutulmayı sürdürdüğünü gösterdi. Bu uçakların geleceği, Ankara ile Washington arasındaki görüşmelerin gündemindeki konulardan biri olmayı sürdürüyor.

S-400 ve yasal düzenlemeler teslimatın önünde

ABD’nin güvenlik kaygılarının merkezinde, S-400 radarlarının F-35’in düşük görünürlük özelliklerine ilişkin hassas verileri toplayıp bu bilgilerin Rusya’ya ulaşması ihtimali bulunuyor. Uçağın uzun süre radar takibine alınması ve uçuş özelliklerinin analiz edilmesi, gizlilik kabiliyetleri bakımından risk olarak değerlendiriliyor.

Türkiye’nin programdan çıkarılmasının ardından ABD, Aralık 2020’de Rus savunma sektörüyle yapılan işlemler gerekçesiyle CAATSA kapsamında Savunma Sanayii Başkanlığına yaptırım uyguladı. Bunun yanında 2020 mali yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’nın 1245. maddesi de ayrı bir kısıtlama getiriyor. Madde, S-400 meselesi çözülmeden F-35’lerin, parçalarının ve ilgili desteğin Türkiye’ye aktarılmasını sınırlandırıyor.

ABD Dışişleri Bakanlığının 22 Temmuz 2026 tarihli Kongre yanıtında, Türkiye’nin mevcut koşullarda yasal gereklilikleri henüz karşılamadığı belirtildi. Bu nedenle CAATSA yaptırımlarının kaldırılması tek başına F-35 teslimatını mümkün kılmıyor; S-400 konusunda somut çözüm ve ilgili yasal şartların yerine getirilmesi gerekiyor.

Hindistan’daki tatbikat farklı uygulama tartışmasını doğurdu

ABD’ye ait F-35A’ların Hindistan’da düzenlenen Tarang Shakti 2026 tatbikatına katılması, Türkiye’nin F-35 programından çıkarılması tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Hindistan da Rusya’dan S-400 alan ülkeler arasında bulunuyor.

Tatbikat sırasında Hindistan Hava Kuvvetleri personelinin F-35’lere erişiminin kısıtlandığı yönünde haberler yayımlandı. Hindistan Hava Kuvvetleri Komutanı da uçaklara yaklaşma ve kokpiti görme konusundaki kısıtlamalara dikkat çekti. Bu durum, ABD’nin hassas teknolojiyi koruma yaklaşımını ortaya koydu.

F-35’lerin Hindistan’da tatbikata katılması, ülkeye uçak satıldığı anlamına gelmiyor. Ayrıca uçakların hangi koşullarda ve güvenlik önlemleriyle kullanıldığı da değerlendirmede önem taşıyor. Buna karşın gelişme, benzer güvenlik kaygıları varken Washington’ın Türkiye ve Hindistan’a neden farklı uygulamalar getirdiği sorusunu gündeme taşıdı. Teknik risk değerlendirmelerinin yanı sıra siyasi ilişkiler ve savunma politikaları da bu farklılıkta rol oynayabilir.

F-35 ile KAAN’ın rolü ve olgunluk düzeyi ayrı değerlendirilmeli

F-35’in önemi, geçmiş ödemeler ve bekleyen uçaklarla sınırlı değil; tartışma Türkiye’nin gelecekteki hava gücü tercihlerini de kapsıyor. Beşinci nesil savaş uçağı F-35, düşük görünürlük, gelişmiş sensörler, veri paylaşımı ve ağ merkezli harekât özellikleriyle öne çıkıyor. Bu kabiliyetler, gelişmiş hava savunma sistemlerinin bulunduğu bölgelerde görev yapma ve farklı platformlardan gelen bilgileri birleştirme açısından avantaj sağlayabiliyor.

Türkiye ise millî muharip uçak KAAN ile kendi beşinci nesil savaş uçağını geliştirmeyi hedefliyor. Bu yaklaşımda yerli savunma sanayiini güçlendirmek, dışa bağımlılığı azaltmak ve uzun vadeli operasyonel bağımsızlık elde etmek önem taşıyor.

KAAN’ın geliştirme ve hizmete giriş sürecini F-35’in mevcut operasyonel kabiliyetleriyle aynı düzeyde kabul etmek doğru değil. Programların olgunluğu, maliyetleri, teslimat takvimleri ve görev profilleri ayrı ayrı ele alınmalı. F-35’e dönüş ile millî uçak geliştirme çalışmaları da zorunlu olarak birbirini dışlayan tercihler değil. Kararda bütçe, tehdit değerlendirmesi, NATO ile birlikte çalışabilirlik, teknolojiye erişim ve uzun vadeli savunma stratejisi dikkate alınmalı.

2T Teknoloji & Savunma’nın 16. bölümünde neler var?

Programın 16. bölümünde Türkiye’nin F-35 programından çıkarılma gerekçeleri, ABD’de bekleyen 6 F-35A ve S-400 nedeniyle oluşan hukuki engeller değerlendiriliyor. Hindistan’ın S-400 sistemlerine sahip olmasına rağmen Amerikan F-35’lerinin Tarang Shakti 2026 tatbikatına katılması da ele alınıyor.

Bölümde ayrıca F-35’in Türk Hava Kuvvetleri’ne sağlayabileceği avantajlar, KAAN projesinin önemi ve Türkiye’nin gelecek hava gücü yapılanmasında değerlendirebileceği seçenekler konuşuluyor.

İlgili Haberler

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayımlanır.

Ad ve e-posta bilgileriniz moderasyon, güvenlik ve gerektiğinde sizinle iletişim kurmak amacıyla işlenir. Ayrıntılar için Gizlilik Politikası sayfasını inceleyin.