28 Ekim 2026
Pedolog
Sola kaydırarak kapat
Ana Sayfa
Kategoriler
Diğer
DUYURULAR
Çoğulhan’da sokak ve çevresindeki yapılar, arka planda Afşin-Elbistan termik santrali
Genel Bilgiler

Afşin-Elbistan’da 40 yılda değişen yaşam: Çoğulhan’da nüfus 500’ün altına düştü

Afşin-Elbistan A Termik Santrali’nin yanındaki Çoğulhan’da nüfus 40 yılda 500’ün altına indi. Bölge halkı sağlık, tarım ve su kaygılarını dile getirirken, yeni üniteler için verilen ÇED kararı mahkemece iptal edildi.

Afşin-Elbistan A Termik Santrali’nin yanındaki Çoğulhan’da nüfus, 40 yılda on binlerden 500’ün altına geriledi. Terk edilen evler, kapanan dükkânlar ve tarımdaki değişim, santralin etkilerine ilişkin bölge halkının kaygılarını artırıyor.

Yerel halk sağlık sorunları, hava kirliliği ve geçim kaynaklarındaki kayıpları anlatırken santral çalışmayı sürdürüyor. Yeni üniteler için verilen çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararı ise mahkemece iptal edildi; karara temyiz başvurusu yapıldı.

Çoğulhan’da sokak ve çevresindeki yapılar, arka planda Afşin-Elbistan termik santrali

Çoğulhan’da boşalan evler, kapanan dükkânlar

Afşin-Elbistan’da kömürün hikâyesi, bölgedeki büyük linyit rezervlerinin keşfedildiği 1970’lerde başladı. Kurulan termik santral bir dönem Türkiye’nin kalkınma hamlesinin simgelerinden biri oldu; 5 bin liralık banknotların arkasında da yer aldı.

Santral çalışanları ve aileleri için kurulan Çoğulhan zamanla büyüyerek belde statüsü kazandı. Sineması, oteli, parkları, spor alanları ve hareketli çarşısıyla gelişen kasabada bugün çok sayıda ev boş. Dükkânlar ve sosyal tesisler kapandı, nüfus 500’ün altına indi. Yakındaki santral ise faaliyetini sürdürüyor.

Sağlık kaygıları ve kişisel kayıplar

Afşin-Elbistan Hayatı ve Doğayı Koruma Platformu Sözcüsü Mehmet Dalkanat, sağlık sorunları nedeniyle maddi imkânı bulunan ailelerin bölgeden ayrıldığını söylüyor. Dalkanat’a göre santralin etkileri hava kirliliğiyle sınırlı değil; insanlar sağlıklarını, geçim kaynaklarını ve yaşadıkları toprakları kaybetme endişesi taşıyor.

“Bu hem doğayı öldürüyor hem bizi öldürüyor hem de toprağımızı elimizden alıyor.”

Dalkanat, 2015’ten bu yana platform olarak Afşin ve Elbistan’daki termik santrallerin zararlarını gündeme getirmek ve bölgede çevre felaketlerini önlemek için çalıştıklarını belirtiyor. Santrallerin sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çeken Dalkanat, bölgede tanıdığı santral çalışanlarının hiçbirinin 70 yaşını göremediğini; KOAH, kanser ve astım gibi hastalıklarla karşılaşıldığını ifade ediyor.

Santralde yaklaşık 15 yıl çalıştıktan sonra emekli olan Nurettin Doğan, üç ağabeyini kanser nedeniyle kaybettiğini, eşinin de kanser olduğunu anlatıyor. Uzun süre yaşadığı ve çalıştığı Çoğulhan’dan ayrılmak zorunda kaldı. Bu kişisel tanıklıklar, hastalıkların doğrudan santralden kaynaklandığını tek başına kanıtlamıyor; ancak bölgedeki sağlık endişelerini ve ayrılma kararlarını görünür kılıyor.

Temiz Hava Hakkı Platformu’nun Kara Rapor çalışmasındaki hesaplamaya göre Afşin-Elbistan’daki termik santrallerin kuruluşlarından 2020’ye kadar hava kirliliğiyle bağlantılı yaklaşık 17 bin 500 erken ölüm yaşandığı tahmin ediliyor. Bu sayı, tek tek belirlenmiş ölüm vakalarının toplamı değil; hava kirliliğinin sağlık etkileri temelinde yapılmış istatistiksel bir hesaplama.

Temiz Hava Hakkı Platformu ve Türk Tabipleri Birliği temsilcisi Prof. Dr. Gamze Varol, kömürlü santrallerin etkisinin yalnızca bacalardan çıkan dumanla değerlendirilemeyeceğini belirtiyor. Varol, uzun süreli hava kirliliğine maruz kalmanın çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar için ciddi halk sağlığı riski taşıdığını; bağımsız çevre ölçümleriyle sağlık verilerinin şeffaf paylaşılmasının önemini vurguluyor.

Elbistan Ovası’nda tarım ve su endişesi

Bölgedeki değişim, boşalan konutlarla sınırlı değil. Türkiye’nin önemli tarım alanlarından Elbistan Ovası’nda çiftçilerin uzun süredir dile getirdiği üretim sorunları da gündemde. Dalkanat, geçmişte yetiştirilen ürünlerin artık eskisi gibi olmadığını, şeker pancarı ekilen alanların daraldığını ve fasulyenin yeterince gelişmemesi nedeniyle bu üründeki tarımın bırakıldığını söylüyor.

Bu değişimin nedenlerini belirlemek için bağımsız tarımsal araştırmalara ihtiyaç duyuluyor. Dalkanat ayrıca, maden sahasındaki yeraltı sularını boşaltmak için yaklaşık bin 500 pompa kullanıldığını ve bunun ovanın su dengesini bozduğunu savunuyor. Pompa sayısı ile su kaynaklarına etkisinin bağımsız ölçümlerle doğrulanması gerekiyor.

Yerel kaynaklarda yaklaşık 143 bin hektar büyüklüğünde olduğu belirtilen Elbistan Ovası’nda, termik santrallerin ve kömür madenciliğinin tarım arazileri üzerindeki baskısı bölge halkının başlıca kaygıları arasında.

Yeni ünitelerin ÇED kararı iptal edildi

Afşin-Elbistan A Termik Santrali’ne toplam 688 megavat kapasiteli 5. ve 6. ünitelerin eklenmesi de tartışma konusu. Üniteler için Aralık 2024’te verilen ÇED olumlu kararı, Temmuz 2026’da mahkeme tarafından iptal edildi. Mahkeme, insan sağlığı, tarım arazileri, su kaynakları ve ekolojik yapı üzerindeki etkilerin yeterince değerlendirilmediğine dikkat çekti. Karar için temyiz başvurusu yapıldı.

Santralin 4. ünitesiyle ilgili ayrı bir davada hazırlanan bilirkişi raporunda da hava emisyonlarının sağlık, tarım, su kaynakları ve ekosistem açısından ciddi riskler oluşturduğu belirtildi.

Çevre davalarını takip eden Greenpeace Türkiye avukatı Gökhan Candoğan, yeni ünitelerin ÇED kararının iptal edilmesinin enerji yatırımlarında çevre ve insan sağlığı etkilerinin eksiksiz değerlendirilmesi gerektiğini gösterdiğini söylüyor. Candoğan, COP31 öncesinde Türkiye’nin iklim hedeflerinin yanı sıra çevre hakkının korunmasına yönelik uygulamalarının da tartışılması gerektiğini ifade ediyor.

COP31 öncesinde kömür yatırımları tartışması

Türkiye, 9-20 Kasım 2026’da Antalya’da düzenlenecek COP31’e hazırlanıyor. İklim kriziyle mücadele, fosil yakıtlardan uzaklaşma ve adil dönüşümün ele alınacağı zirve öncesinde Afşin-Elbistan’daki mevcut santraller ve yeni ünite planları yeniden gündemde.

Dalkanat, Türkiye ve Avustralya’nın başkanlığında yapılacak zirvede savunulan iklim hedefleriyle bölgedeki uygulamalar arasında çelişki olduğunu belirtiyor. Yenilenebilir enerji imkânları bulunduğunu ve Afşin-Elbistan Ovası’nın buna uygun olduğunu söyleyen Dalkanat, yeni kömür yatırımlarına karşı çıkıyor.

“Afşin ve Elbistan Ovası’nda yeni termik santrallerin yapılması, mevcut santrallerin çalışmaya devam etmesi, COP31 başkanlığını üstlenen bir ülke için büyük bir çelişki oluşturuyor.”

İlgili Haberler

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayımlanır.

Ad ve e-posta bilgileriniz moderasyon, güvenlik ve gerektiğinde sizinle iletişim kurmak amacıyla işlenir. Ayrıntılar için Gizlilik Politikası sayfasını inceleyin.