IPS İletişim Vakfı/Atölye BİA’nın Beyoğlu’ndaki ofisinde düzenlenen tek günlük Çocuk Odaklı Habercilik Atölyesi tamamlandı. Nalin Öztekin ve İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Kardelen Ateşci’nin yürüttüğü oturumlarda çocuk hakları, haber dili ve çocukların medyada temsili üzerinde duruldu.
![]()
27 Ekim Salı günü yapılan atölyede katılımcılar, haberlerin başlıklarını, spotlarını, metinlerini ve görsellerini çocuk hakları açısından değerlendirdi. Uygulamalarda çocukların kimliklerinin korunması, haberlerin yeniden mağduriyet ya da travmatizasyona yol açmaması ve hak arama yollarının görünür kılınması tartışıldı.
Çocukla görüşmede güvenli ortam ve bilgilendirilmiş onam
Atölyenin ilk oturumunu yürüten bianet editörü Nalin Öztekin, çocukların haberlerde hak ve özgürlük sahibi bireyler olarak görülmesi gerektiğini anlattı. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin gazetecilere yol gösterdiğini belirterek çocuğun üstün yararının ve katılım hakkının gözetilmesi, çocukların yeniden mağdur edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Öztekin, çocukların kendi görüşleriyle haberde yer almasının önemine dikkat çekti. Gazetecilerin olası zarar riskini gözetmesi, damgalayıcı veya çocuğu yalnızca sempati unsuru hâline getiren anlatımlardan kaçınması gerektiğini söyledi. Çocuklarla görüşmelerde güvenli ortam oluşturulmasının ve bilgilendirilmiş onam alınmasının da katılım hakkının sağlıklı biçimde korunması için gerekli olduğunu ifade etti.
Suça sürüklenen çocuklarla ilgili haberlerde yalnızca olayın kendisine odaklanılmaması gerektiğini belirten Öztekin, toplumsal koşulların ve kök nedenlerin araştırılmasını, ilgili kurumların sorumluluklarının sorgulanmasını istedi. Çocuğun bu noktaya gelmeden önce hangi kurumların hangi görevleri yerine getirebileceğinin sorulması gerektiğini kaydetti.
Çocuk haklarının sözleşmedeki çerçevesi
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 20 Kasım 1989’da kabul ettiği Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, çocukların temel haklarını güvence altına alan uluslararası bir insan hakları sözleşmesi. Türkiye sözleşmeyi 1990’da imzaladı, 1994’te onayladı. Metin; yaşama, gelişme, eğitim, sağlık, korunma ve katılım haklarının yanı sıra ayrımcılık yasağını, çocuğun üstün yararını ve çocuğun görüşlerine saygıyı temel ilkeler arasında sayıyor.
Çocuk adalet sisteminde toplumsal koşullar
İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Kardelen Ateşci, ikinci oturumda çocuk haklarının hukuki boyutunu ve çocuk adalet sistemini ele aldı. Çocuğun üstün yararı, katılım, mahremiyet ve şiddetten korunma haklarının habercilikte gözetilmesi gerektiğini anlattı. Ateşci, çocuk adalet sisteminin yetişkin adalet sisteminden farklı olduğunu belirterek temel amacın çocuğun toplumla yeniden bütünleşmesi olması gerektiğini söyledi.
Ateşci, “suça sürüklenen çocuk” ve “adli süreçteki çocuk” kavramlarını da değerlendirdi. Çocukların suça sürüklenmesinde yoksulluk, ihmal, istismar ve dışlanma gibi toplumsal koşulların göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Oturumda kimlik bilgilerinin korunması, masumiyet karinesi ve haberlerin çocuklarda yeniden travmatizasyona yol açma riski de konuşuldu. Ateşci, hızlı ve çarpıcı haber üretme kaygısının çocukları damgalayan ifadeleri beraberinde getirmemesi gerektiğini belirtti.
Haberler çocuk hakları açısından yeniden değerlendirildi
Nalin Öztekin’in yürüttüğü uygulamalarda katılımcılar gruplara ayrılarak farklı medya kuruluşlarında yayımlanmış haberleri inceledi. Çocuk yaşta evlilik, cinsel istismar ve çocuklar arasındaki şiddet konulu haberlerde kullanılan dil ve görseller ile olası hak ihlalleri değerlendirildi; sorunlu ifadeler belirlenerek haberler çocuk odaklı habercilik ilkelerine göre yeniden yazıldı.
Öztekin, çocukların yaşadığı hak ihlallerinin haberlerde normalleştirilmemesi ve başvuru mekanizmalarına yer verilmesi gerektiğini söyledi. Hak arama yollarını aktaran haberlerin okuyuculara başvurabilecekleri seçenekleri gösterebileceğini ifade etti. Katılımcılar ayrıca daha kapsamlı haberlerin nasıl yeniden kurgulanabileceği üzerine çalıştı.
Son oturumda çocuklara yönelik cinsel istismar, okul saldırıları, çocuk işçiliği ve suça sürüklenen çocuklarla ilgili haberlerin başlıkları, spotları, içerikleri ve görselleri ele alındı. Katılımcılar sorunlu ifadeleri düzeltti ve çocukların haklarını koruyacak görseller üzerinde çalıştı. Öztekin, çocukların kimliklerinin gizli tutulmasının, faillerin sorumluluğunun görünür kılınmasının ve hak arama yollarının haberlerde yer almasının önemini vurguladı.
Atölye, katılımcıların hazırladıkları haberleri değerlendirmesi ve çocuk odaklı habercilikte editoryal sorumluluklar üzerine yapılan tartışmalarla sona erdi.