Sırbistan’da üniversite meclislerinin belirlediği bağımsız adaylarla seçime giren Öğrenci Listesi, 25 Ekim seçimlerinde parlamentoda tek başına hükümet kurabilecek çoğunluğa ulaştı. Hareketin önündeki temel soru, bu başarıyı nasıl bir yönetime ve kurumsal değişime dönüştüreceği.
![]()
Cumhuriyet Seçim Komisyonunun açıkladığı geçici sonuçlarda liste yüzde 52,65, Aleksandar Vučić’in ittifakı yüzde 39,22 oy aldı. Reuters’ın aktardığı sandalye dağılımında Öğrenci Listesi 139, Vučić’in ittifakı 97 milletvekilliği elde etti. CeSID’in projeksiyonu ise 250 sandalyeli Meclis’te öğrenci hareketine 141, iktidar ittifakına 103, dört azınlık listesine toplam 6 sandalye veriyor.
Sırbistan Sosyalist Partisi ve diğer muhalefet partileri yüzde 3’lük seçim barajını geçemedi. Böylece öğrencilerin oluşturduğu liste, yalnızca 14 yıldır iktidarda olan ittifakı değil, geleneksel muhalefeti de geride bıraktı.
Parti merkezli siyasetin dışında bir model
Öğrenciler doğrudan aday olmak yerine üniversite meclislerinde tartışarak akademisyenleri, hekimleri, sanatçıları ve farklı meslek gruplarından kişileri belirledi. Bu yöntem, hareketin bağımsız örgütlenmesini korurken parlamentoda kendisini temsil edecek bir kadro oluşturmasını sağladı.
Bağımsız seçim izleme kuruluşu CRTA’nın program direktörü Raša Nedeljkov, seçim sonucunu, eşitsiz koşullara karşın Sırbistan’da iktidarın seçim yoluyla değişebileceğinin teyit edilmesi olarak değerlendirdi. Nedeljkov, yüksek katılımı son iki yılda büyüyen yurttaş seferberliğine bağladı.
Geçiş hükümeti ve kurumların dönüşümü
Hareket seçim öncesinde geçiş hükümeti kurmayı, kurumların bağımsızlığını sağlamayı ve 12 ila 18 ay içinde serbest ve adil seçim koşullarını yeniden oluşturmayı hedeflediğini açıklamıştı. Ancak henüz başbakan adayını duyurmadı.
İtalya Uluslararası İlişkiler Enstitüsünden Balkanlar uzmanı Matteo Bonomi, öğrenci hareketinin kolektif karar alma biçiminin toplumsal katılımı artırdığını, fakat teknokratlardan oluşması beklenen hükümetin bu katılımcı yapıyla nasıl uyuşacağının belirsiz kaldığını belirtiyor.
Bonomi’ye göre Vučić’in 14 yıllık yönetimi boyunca güvenlik kurumlarında, bürokraside ve kamu kaynaklarının dağıtımında oluşan siyasal bağlantılar varlığını sürdürüyor. Bu nedenle parlamento çoğunluğu, devlet kurumlarının aynı hızla değişeceği anlamına gelmiyor.
Toplumsal destek ve bölgesel farklılıklar
Üniversitelerde başlayan protestoların öğretmenlere, çiftçilere ve farklı meslek gruplarına yayılması, hareketin seçim kazanabilecek ölçekte örgütlenmesine katkıda bulundu. 26 Ekim’de açıklanan bölgesel sonuçlara göre Öğrenci Listesi Belgrad’da yüzde 62,96, Voyvodina’da yüzde 52,19, Şumadiya ve Batı Sırbistan’da yüzde 50,82 oy aldı. Güney ve Doğu Sırbistan’da ise Vučić’in ittifakı öndeydi.
Reuters’a konuşan 60 yaşındaki sigorta çalışanı Svetlana Karagkozidou, yeni yönetimden yolsuzluğun ortadan kaldırılmasını beklediğini söyledi ve ülkenin zamanla normal bir toplum olmasını umduğunu ifade etti. Kamu çalışanı Senka Radaković ise 60 yaşında olduğunu belirterek ülkenin bir anda değişmesinden kaygı duyduğunu ve yeni yöneticilerin kim olacağını bilmediğini dile getirdi.
Bonomi, beklentilerin arka planında Sırbistan’ın 2000 sonrası ekonomik dönüşümünün bulunduğunu belirtiyor. Özelleştirmeler, sanayisizleşme, ücretlerin baskılanması ve yabancı yatırımcılara sağlanan teşvikler, geniş kesimlerin demokratik dönüşümden umduğu refahı yaratmadı. Bu nedenle hareketin önünde siyasi kurumların yanı sıra geçmiş ekonomik politikaların sonuçlarıyla yüzleşme sorunu da bulunuyor.
AB ve Rusya arasında dış politika belirsizliği
Öğrenci Listesi’nin başarısı, Avrupa Birliği ile Rusya arasındaki Balkanlar rekabetini de gündeme taşıdı. AB yöneticileri sonucu demokratik reformlar açısından fırsat olarak karşılarken, hareketin dış politika çizgisi netleşmiş değil.
Belgrad Üniversitesi siyaset bilimi profesörü Bojan Vranić, Euronews’e yaptığı değerlendirmede hareketin önceliğinin AB ilişkilerinden önce Sırbistan’ın kurumlarını onarmak olduğunu söyledi. Öğrenci hareketi eylülde Rusya’ya yönelik yaptırımlara katılmama tutumunu açıklamış, Kosova’nın bağımsızlığını tanımayacağını bildirmişti. Carnegie Europe uzmanı Dimitar Bechev, listede Rusya’nın Kosova konusundaki desteğinin sürmesini isteyen güçlü milliyetçi çevreler bulunduğuna dikkat çekiyor.
Bonomi, AB’nin yeni yönetime Rusya, Çin ve Kosova başlıklarında hemen jeopolitik tercihler dayatmasının demokratik geçişi zorlaştırabileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca Birliğin, bölgesel istikrar ve ekonomik işbirliği karşılığında Vučić yönetimiyle kurduğu ilişkileri yeniden değerlendirmesi gerektiğini belirtiyor.
Cumhurbaşkanlığı seçimi sıradaki sınav
Sırbistan’da cumhurbaşkanlığı seçiminin yıl sonuna kadar yapılması gerekiyor. Öğrenci hareketinin bu seçim için nasıl bir aday belirleyeceği, devlet kurumları üzerindeki etkisi bakımından önem taşıyor. Vučić’in seçim yenilgisini kabul etmesi de Sırp İlerleme Partisi’nin örgütsel ve toplumsal gücünün ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
Seçimle iktidar değişikliğinin mümkün olup olmadığı tartışmasının yerini, Öğrenci Listesi’nin açtığı siyasal alanın nasıl bir demokratik, toplumsal ve kurumsal düzene dönüşeceği sorusu alıyor.