Çin’deki Terakota ordusuna ait kil heykellerde bulunan parmak izleri, üretimde yetişkin erkeklerin yanı sıra kadınların ve çocukların da yer almış olabileceğini gösteriyor. 36 heykelin kol, baş ve zırh bölümlerinden alınan 79 izi inceleyen araştırmacılar, bulguların büyük inşaat projelerini yalnızca erkeklerin yürüttüğü yönündeki kabulü sorguladığını belirtiyor.
İzler yaş ve cinsiyet hakkında ne söylüyor?
Journal of Cultural Heritage dergisinde yayımlanan çalışmanın hesaplamalarına göre incelenen izlerin yaklaşık yüzde 45’i yetişkin erkeklere, yüzde 33’ü yetişkin kadınlara, yüzde 22’si ise 15 yaşından küçük çocuklara ait.
Değerlendirmede, parmak izindeki sırtlar arasındaki mesafe esas alındı. Bu aralıklar çocukluk döneminde büyümeyle genişliyor ve kadınlarla erkekler arasında da farklılık gösteriyor. Ancak yetişkin kadınların izleri çocuklarınkine benzeyebildiğinden, ölçüm tek başına bu iki grubu ayırmaya yetmiyor.
Araştırma ekibi bu güçlüğü aşmak için Bayes karışım modeli kullandı. İzleri ayrı ayrı kesin sınıflara yerleştirmek yerine tüm grubu değerlendiren yöntem, bulguları güncel yaş ve cinsiyet veri tabanlarıyla karşılaştırdı. Sonuçlar, devlet atölyelerinde kadın ve erkeklerin birlikte çalıştığını, gençlerin de yetişkin zanaatkârlara yardımcı ya da çırak olarak eşlik ettiğini aktaran tarihi kayıtlarla örtüşüyor.
Yaklaşık 40 yıl süren üretim
Milattan önce üçüncü yüzyılın başlarında inşa edilen Terakota ordusu, Çin’in ilk imparatoru Çin Şi Huang’ın mezar kompleksinin bir parçası. Henüz 13 yaşındayken tahta çıkan imparator, ölümünden sonraki yaşamında kendisini koruyacak bir ordu yaptırmak istedi. Bu siparişle başlayan üretimin yaklaşık 40 yıl sürdüğü belirtiliyor.
Üç büyük çukura yayılan alanda 8.000’den fazla asker, 130 savaş arabası, 520 at ve 150 süvari heykeli bulunuyor. Heykeller başlangıçta öğütülmüş değerli taşlardan elde edilen parlak renklerle boyanmıştı. Üretimde heykeltıraşlar, ressamlar ve fırın operatörleri görev aldı. Arkeologlar, baş ve kolların birleştirilmeden önce fabrika benzeri atölyelerde seri olarak üretilmiş olabileceğini düşünüyor.
İz sayısı tüm iş gücünü göstermiyor
İncelenen 79 iz, kompleksin tamamındaki iş gücünün dağılımını kesin olarak ortaya koymaya yetmiyor. Cıva nehirleri, kuleleri ve ahırlarıyla bir başkent düzeninde tasarlanan alan, 6,3 kilometrelik surlarla çevrili. Araştırmacılar, tek bir noktadan alınan örneklerin yalnızca belirli bir atölyeyi veya inşaatın kısa bir dönemini yansıtabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle sonraki incelemelerin farklı çukurları da kapsaması gerekiyor.